Queen of Darkness
Saturday, November 9th, 2002 04:09 pmI'm hooked on a Turkish historical/fantasy TV series called "Karaoğlan" (pronounced "kara-owe-lan", just like Turkey's new eminence gris is pronounced "air-doe-an", not "erdoggan"). It's a Xena-style romp with some great tongue-in-cheek dialogue. In this scene, Karaoğlan comes face to face with the evil sorceress Zenka for the first time.
"So you're ... her!"
"Yes. I am Zenka, Queen of Darkness ... but you can call me Zenka for short."
"So you're ... her!"
"Yes. I am Zenka, Queen of Darkness ... but you can call me Zenka for short."
no subject
Date: 2002-11-10 10:47 pm (UTC)Karanlığın Kraliçesi Zenka olsam bile "Bana kısaca Zenka diyebilirsin" gibi salakça bir şey söylemezdim asla...LOL
Şimdi kim bilir ne kadar komik geliyordur sana türk dizileri...Yani sanırım uzun süredir burda yaşıyorsun; yine de yabancı asıllısın ve daha farklı bir gözle izliyorsundur bizim dizileri. Gerçi Usa'da filan izlediğim bazı dizileri de çok salakçaydı; ama bizimkiler dillere destan yani...Onlar rol yapmayı becerdiğinde ben mezarımda yatıyor olurum herhalde.
:)
no subject
Date: 2002-11-11 03:04 am (UTC)Türk dizilerin çoğunu seyretmem, ama bazılar severim; örneğin Asmalı Konak (Seymen Ağa'dan nefret etmeme rağmen). Eskiden İkinci Bahar ve Yedi Tepe İstanbul çok severdim (Zühal Olcay'a hastayım - ama şu yeni Ti Show berbattır!). Çocuklar Duymasın'a çok gülerim - Türk aile sistemini çok iyi gözleten bir program. Şu tarihi/fantastik filmeri her zaman severim (Tarkan ve Malkoçoğlu'dan başladım, zaten!). İngiltere'de çok büyük fark yok - küçükken Robin Hood izlerdim, ve aynı odun gibi oyunculuk ve tarih hahtaları görürdüm (mesela orta çağdan bir leydinin elbisesinde fermuar görebilirsin!).